Mecidiyeköy escort Şişli escort Bakırköy escort Halkalı escort Avcılar escort Şirinevler escort Bahçeşehir escort Taksim escort Beşiktaş escort Kartal escort Kadıköy escort Ümraniye escort Anadolu Yakası escort Maltepe escort Beylikdüzü escort Pendik escort Avrupa yakası escort Adana escort Kocaeli escort Antalya escort Gaziantep escort beşiktaş escort ataköy escort eskişehir escort fethiye escort sakarya escort muğla escort malatya escort samsun escort denizli escort konya escort kayseri escort ankara escort bursa escort izmir escort ataköy escort halkalı escort diyarbakır escort marmaris escort bodrum escort mersin escort tuzla escort ataşehir escort şişli escort

DOLAR 32,2342 0.3%
EURO 35,0347 0.13%
ALTIN 2.437,890,36
BITCOIN %
İstanbul
18°

PARÇALI AZ BULUTLU

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

‘Tüm kredilerini harcadılar’… Bakan Fidan’dan Batı’ya tepki: Gazze’deki tavırları iki yüzlülüğün tavan yaptığı yer
  • Oda Tv Haber
  • Ekonomi
  • ‘Tüm kredilerini harcadılar’… Bakan Fidan’dan Batı’ya tepki: Gazze’deki tavırları iki yüzlülüğün tavan yaptığı yer

‘Tüm kredilerini harcadılar’… Bakan Fidan’dan Batı’ya tepki: Gazze’deki tavırları iki yüzlülüğün tavan yaptığı yer

Ankara'da basın mensuplarıyla bir araya gelen Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Gazze’de yaşananlar, Batı’nın ve Avrupalıların bütün repütasyonlarını, bütün...

ABONE OL
3 Ocak 2024 17:02
‘Tüm kredilerini harcadılar’… Bakan Fidan’dan Batı’ya tepki: Gazze’deki tavırları iki yüzlülüğün tavan yaptığı yer
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Haberin Devamı

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ankara’da basın mensuplarının sorularını yanıtladı. İşte Hakan Fidan’ın sorulara verdiği yanıtlar…

Gazze’deki sürecin gidişatını nasıl görüyorsunuz? Bu örneğin daha ne kadar devam edecek? 2024 Ocak- Şubat gibi biter mi? Ne düşünüyorsunuz?

Uluslararası toplumun bu süreci engelleme yolunda herhangi bir gayret göstermemesi, sistem için ciddi bir kırılma hatıra olmuştur. Bunun etkilerinin tabii ki konuşulması gerekecek. Her ülke kendisine bundan ağır dersler çıkarmak durumundadır. İttifakların o kadar işe yaramadığını, yarın bir gün aynısı kendilerinin başına gelirse hiç kimsenin bir şey yapmayacağını düşünenler olacaktır.

“BATILI ÜLKELERİN İSRAİL’E KAYITSIZ ŞARTSIZ DESTEK VERMELERİ CİDDİ BİR SORUN”

Bölgedeki kuvvet dengeleri değişmeye başladıkça, politik tavırların da değişeceğine inanıyorum. Bu o bölgede ABD’nin ve İsrail’in en yakın arkadaşı olduğu mevcut sayılan ülkeler için de geçerli. Şu anda alınan tavırlar, dostluktan ya da düşmanlıktan alınmıyor, çaresizlikten alınıyor. ABD’nin ya da bazı Batılı ülkelerin İsrail’e kayıtsız şartsız destek vermeleri ciddi bir sorun. ABD’nin İsrail adına savaşmakta olduğu bir denklemde bölge ülkeleri karşı gücü geliştirmek isteyecektir. Gazze’deki türden katliamların bir daha olmasını istemeyenler, bundan sonra fazla aka bir silahlanma ve kuvvet arayışına girebilirler diye düşünüyorum.

Haberin Devamı

Gazze’de yaşananlar, Batı’nın ve Avrupalıların tüm repütasyonlarını, tüm biriktirdikleri krediyi bir anda kaybetmelerine yol açtı. İnsanlık nezdinde, bilhassa bizim jenerasyonlar nezdinde tüm kredilerini harcamış oldular. Bunu geri kazanmaları kolay olmayacak. Ukrayna – Rusya meselesindeki tavırlarının tersine, Gazze konusunda bambaşka bir yerde durmaları, iki yüzlülüğün tavan yaptığı yerdir. İlke, erdem ve ahlaktan bahsedemiyorlar. Bunları tümüyle yok sayıyorlar. Tüm bunların, fazla aka bir jeostratejik kırılmaya zemin hazırladığını görüyorum.

Bu süreçte bizim ilk kere ortaya koyduğumuz pratikler var. Bölge ülkeleri olarak, İslam dünyası olarak, Gazze meselesinde ilk kere bir temas grubunun oluşturduk. Sistemli bir şekilde belli yerlere hep beraber baskı yapmamız, argüman üretmemiz önemli. Hep beraber olmamız, aynı pozisyonu korumamızı, söylem birliğini de sağladı.

Haberin Devamı

Gazze’de katliamlar, geçmişteki aka katliamlara göre düşük yoğunluklu olarak devam ediyor. Fakat daimi var. Bu çerçevede Müslüman ülkelerle yaptığınız görüşmelerde, İsrail’e tavır koyma, tedbir amaçlı öneriler konuşuldu mu? Türkiye’nin Müslüman ülkeleri harekete geçirmek için ne gibi çabaları var?

Bu, Gazze’de bizim tanık olduğumuz üçüncü savaş. Filistin meselesini de yakından takip eden bir ülke olarak, bu konuda daha hazırlıklı ve tecrübeli olduğumuzu, elimizden geleni de yaptığımızı düşünüyorum.

Birincisi, farklı siyaset olarak, hep beraber hareket etmenin daha etkili olacağı tezini tedavüle soktuk. İmkanlar dahilinde bunu hayata da geçirdik. Nitekim Arap Ligi ve İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) ilk kere ortak bir doruk yaptılar. Önerimiz zirvenin nihai bildirgesinde de kabul edildi. Bu bir manifesto olması açısından önemliydi. Bu konular etrafında bir araya gelebiliyor olmak önemli. Bu işin takipçisi olmak için kurulan Temas Grubu’nun ortaya koyduğu çabalar, çalışmalar, dünyadaki kuvvet merkezleriyle temaslar hakikaten önemli. Bu sayede, muhataplarımızın, yaşanan problemin nereye gittiğini, nereye evrildiğini bizim dilimizden dinlemelerini sağladık. Bunun aka büyük bir tehdidi, küresel bir tehdidi beraberinde getirdiğini onlara anlatmamız da önemliydi.

Haberin Devamı

Diğer taraftan tabii yani bu temasları yaparken İslam ülkeleri olarak, bölge ülkeleri olarak neler yapabileceğimiz konusu önemli. Olay, tabiatıyla askeri bir olay. Amerika’nın kayıtsız şartsız, Batı’nın kayıtsız şartsız İsrail’e destek verdiği bir yerde bölgedeki tabii ki kuvvet kullanma imkanı yok. Dolayısıyla bu meseleye yaklaşırken daha farklı teknikler üzerine yoğunlaşmamız lazım. Burada bilhassa bölge ülkelerinin, kendilerine önemli dersler çıkardığını düşünüyorum. Daha farklı bir dayanışma ruhu içerisinde olduklarını düşünüyorum.

Daha da önemlisi Rusya’nın ve Çin’in tabi burada daha farklı bir pozisyonlanma içerisinde olduğunu, yani bölgedeki rekabet denkleminin öbür bir yere evrildiğini de görmek lazım. İslam dünyası olarak bizim yapmamız gereken fazla şey var. İsrail’le ilişkilerden bahsediliyor zaten. Hani İsrail’le ilişkisi olan fazla çok bir ülke yok açıkçası. Dolayısıyla temel tavır, Batıya konulmalı. Buna karar vermek lazım. Yani İsrail’in arkasında kayıtsız şartsız duran ülkelere tavır konulacak mı koyulmayacak mı? Soru bu olmalı. Çünkü İsrail’le birçok ülke ilişkiyi başlatmamış zaten. İsrail kritik konuların hepsinde öbür türden yoluna devam ediyor.

Haberin Devamı

Sayın Bakanım, Gazze’de artan katliam gene Kızıldeniz bünyesinde artan gerilimler ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin bu çatışmaları durdurma konusunda başarısız olması bağlamında ülkemizin bu karmaşık durumları ele alma ve etkili bir hariç siyaset geliştirme stratejisi nedir? Yine biraz önce konuşmanızda bahsettiniz. Bölgede silahlanma ve kuvvet arayışı artacak. Amerika Birleşik Devletleri farklı çatışma alanları oluşturacak demiştiniz. Kızıldeniz bunlardan bir tanesi olabilir mi?

Kızıldeniz yani bu bir alanı. Özellikle Yemen’de ikmal yollarına yönelik saldırılar da bir denklem. Biliyorsunuz bölgede yani Filistin sorunu olsun olmasın muhtelif ülkelerin farklı meseleleri mevcut Amerika’yla ve Batı’yla. Bu fazla boyutlu bir yaptırım savaşı, zaman vakit istihbarat savaşı, zaman vakit da fiili askeri çatışmaya ve eyleme doğru evriliyor. Bütün alanlarda devam eden bir çatışma süreci bu. Şimdi Kızıldeniz’deki bilhassa ticaret yollarına yönelik faaliyet Amerika’nın bunu kontrol altına biz almak istiyoruz diye Batıyla bir ittifak oluşturma çabası, bir deniz ittifakı ve buna yönelik bir ortak operasyon başlatması meselesi. Tam da bizim aslında dikkat çektiğimiz eskalasyonu, yani bölgesel yayılmayı içeren bir konu. Bu bölgesel yayılma meselesi, savaşın yayılması ciddi bir risk. Bu esasen, öbür denklemlerin de hesapta olduğunu ortaya koyuyor. Devam eden, enlem devam eden öbür çatışmalar var. Onların aslında yürürlükte olduğunu, değişik formlara büründüğünü de gösteriyor bize.Tüm kredilerini harcadılar... Bakan Fidandan Batıya tepki: Gazzedeki tavırları iki yüzlülüğün tavan yaptığı yer“BU SAVAŞIN YAYILMASI CİDDİ BİR TEHLİKE”

Haberin Devamı

Bunların muhtelif şekilde harekete geçirilmesi, ne kadarı Filistin için ne kadarı öbür yürüyen önceki hesaplar için onu tabi daha farklı değerlendirmek gerekiyor. Ama günün sonunda şu anda bölgede olan her şey Filistin meselesiyle Gazze’de yürüyen katliamla direkt ilintili görünüyor. Bu savaşın yayılması ciddi bir tehlike. Biz bunu Batı toplumlarına ve Doğu toplumlarına da anlatıyoruz.

Devletler gerektiği kadar misli tavır almazlarsa, tedbir almazlarsa kamuoyları bu konudan tatmin olmazsa, kamuoyu muhtelif gerekçelerle bu meseleyi kendi eline almaya yönelebilir. Bu radikal örgütlere zemin hazırlar. Bazen söylüyorlar ya, işte niye Türkiye bu kadar misli tavır koyuyor? Diyorum ki Türkiye’deki seçilmiş bir önder var. O, toplumun duygularına tercüman olmak zorunda. Millet, devletin ve siyasetin kendi düşüncelerini yansıttığını görmek istiyor.

Ama bazı ülkelerde, bu cin net tavırlar konulmadığı için oralarda örgütlerin kendilerine zemin bulabildiklerini görüyoruz. Dolayısıyla devletler toplumları için varlar, yeri geldiğinde onların hislerine tercüman olmak zorundalar. Bu türden misli kırılmaların olduğu dönemlerde, bölgede toplumsal hareketlilik oluyor. Şimdi bölge rejimlerini en fazla yıpratan konuların başında hep Filistin meselesi gelmiştir. Yani buradaki Batının ikircikliği ve Batıya buna yönelik lüzumlu tavrın konulamaması, bilakis giderek daha da müzahir olunması, toplumsal tabanda her zaman için bir kaynamaya yol açmıştır, siyasal reaksiyona yol açmıştır.

Bu reaksiyon zaman vakit örgütlenmeye gitmiştir. Zaman zaman daha radikal formlara gitmiştir, silahlı eylemlere dönüşmüştür ve daha sonra da öbür şekilde kontrolden çıkıp başkalarının kullandığı vasıta haline de dönüşmüştür. Bu aka bir risk.

“LÜBNAN’A BEN SENİN ÜSTÜNDE UÇUYORUM, TAKİP EDİYORUM MESAJINI VERİYOR”

İsrail, Lübnan’da Salih Auri’ye suikast düzenledi. Bunu savaşın bölgeye yayılma eğilimi göstermesinin bir emaresi olarak yorumlayabilir miyiz?

Ben İsraillilerin Lübnan’la savaşa girmemek için kendilerini zor tuttuğunu düşünüyorum. Ama hep söylüyorum. Bu yol çıkmaz sokaktır. Öyle bir şey olursa bu cenk tabii ki bitmez. Tam tersine, meselenin çözülmesi isteniyorsa, sulh ve iki devletli çözüme odaklanmak lazım.

Tehditleri zor kullanarak ben elimine edeceğim dediğiniz zaman, burada belli şeylerin olacağını öngörmek zor değil açıkçası. İsrail’in de Lübnan’daki bu operasyonu baktığınız zaman şöyle bir şey var. Bir Hizbullah hedefini, Hizbullah yöneticisini vurmuyor fakat Lübnan’a ben senin üstünde uçuyorum, takip ediyorum mesajını veriyor. Salih Aruri’yi Hizbullah koruyordu. Hizbullah’ın kontrolündeki bir bölgede oldu bu. Yani Hizbullah üzerinden bir çatışma ve cenk geliştirebiliyor…

Dediğim gibi havadan operasyon yaptığınız zaman işte bölgenin önemi kalmıyor. Nerede olursanız olun vuruyor. Hizbullah buna nasıl aksiyon gösterecek? Yani tamamıyla savaşa girerek mi reaksiyon gösterecek yoksa misilleme yaparak mı? Bugün gelen raporda 3 askeri hedefe saldırdık diyorlar. Başından beri savaşın ilk gününden beri ortaya koyduğu aslında tavrın bir devamı. Burada daha farklı bir şey yapılmış değil.

Efendim, Türkiye’nin Hamas’a yönelik yaklaşımı Türkiye’nin vaktiyle ilişkilerinde yeni bir adım. Güncel gelişmeleri düşünecek olursak komplikasyonlara, zorluklara yol açabilir mi? Özellikle Amerika Birleşik Devletleri Kongresinde ve Avrupa Birliği’ndeki bazı kesimlerde böyle bir arayış olduğunu görüyorum. Bu bazen zaman mevcut ambargoların devam ettirilmesi veya ilerde bir takım finansal yaptırım arayışları gibi şeyler. İlave bir zorluk ortaya çıkıyor mu Türkiye’nin duruşundan kaynaklanan önümüzdeki süreçte sayın Bakanım?

Şunu söylemek lazım. Tarafların Hamas ile ilgili tutumunda, 7 Ekim öncesi ile sonrası arasında bir şey değişmedi. Bizim gibi bunu, terörist olarak görmeyenler, bir direniş hareketi olarak görenler, siyasi parti görenler, o şekilde görmeye devam ediyor. Hakeza, terörist görenler de aynı pozisyonlarını koruyor.

Ama yapılan hareketin sivillerle ilgili kısmı tabii ki eleştirilir. Biz de ilk gün itibarıyla bunu yapmaktan çekinmedik. Ama onları bahane edilerek Gazzelilerin fark gözetmeksizin öldürülmesi meselesini gözden kaçırmamak lazım.

Bizim Hamas’ın direniş vasfını vurgulamamızın reaksiyon oluşturması biraz da İsrail ile alakalı. Netanyahu’nun ilk günden pazarladığı bir resim var. Bütün bu süreci 7 Ekim gününde olan bazı olaylarla fotoğraflayıp, onun üzerinden Batıya anlattığı bir kurgu var. ‘Ben, katledildim. Bunu yapanlar barbar’ diye anlatıyor hadiseyi. Dolayısıyla onun için ne olduğunun önemi yok. Bizim duruşumuz bizim çıkışımız ise onun ortaya koyduğu o stratejiyi, Batı’nın satın aldığı o resmi, tamamıyla tersyüz ediyor.

Gözden Kaçmasınİranda Kasım Süleymaninin mezarı yakınında geri arda patlamalar: Çok sayıda ölü ve yaralı varİran'da Kasım Süleymani'nin mezarı yakınında geri arda patlamalar: Çok sayıda ölü ve yaralı varHaberi görüntüle

“İSRAİL’İN YAPTIĞI KATLİAM HİÇBİR ŞEYLE KIYASLANACAK BİR KATLİAM DEĞİL”

Biz diyoruz ki: Hiçbir gerekçe on binlerce sivilin fark gözetmeksizin öldürülmesi olası değil. Bunun adı barbarlıktır. Eğer Hamas’a yönelik tanımlamaları siz sivil katliamı üzerinden yapıyorsanız, aynı kuralı İsrail için de uygulamanız lazım. Yani tanımlamaları İsrail’e yönelik olarak da yapmanız lazım.

Şimdi tabii bunlar, yanıt veremedikleri konular. Bazen diyorlar ki, bildirilerde, işte şeyi kınayalım diyorlar, Hamas’ı kınayalım. Tamam hiç problem yok, kınayalım. Hangi gerekçe ile kınıyorsunuz Hamas’ı? Sivil öldürdüğü için. Peki aynı gerekçeyle İsrail’i de kınayalım. Bunu yapamıyorlar. Şu anda en fazla onu, böyle bir şey yapmamaya çağırıyorlar. Şimdi bunlar tabi aka bir pozisyon kaybı onlar açısından.

Bu konuda, bilhassa Cumhurbaşkanımızın ilkeli duruşunu biliyorsunuz. Doğruların anlatım edilmesi ve doğru yerde durmak olunca mesele, orada maliyete bakılmıyor açıkçası. Bakılmaması da gerekiyor.

Ama konuştuğumuz muhataplarımız şunu görüyor: İsrail’in yaptığı katliam hiçbir şeyle kıyaslanacak bir katliam değil. Hani İsrail’in burada daha fazla eleştirilmesi, kınanması, itilmesi gerekiyor, işin o boyutuna gelince bir şey yapamıyorlar.

14 Mayıs seçimleri öncesi Esad rejimiyle ile Moskova’da dörtlü bir doruk gerçekleştirilmişti. Toplantıların devamı ortasında mutabık kalınmıştı. Süreç ne aşamada? Yeni bir görüşme gerçekleşebilir mi ki; İsrail’in bilhassa son dönemde Gazze’ye yaptığı saldırılar söz konusuyken bir temas sağlanır mı tekrar?

Temas meselesi her zaman muhtelif boyutlarda bir temas oluyor. Direkt oluyor, dolaylı oluyor. Daha farklı seviyelerde oluyor fakat orada şu anda birinci öncelik yeni bir çatışma alanı çıkmaması rejimle-muhalifler arasında. Herkes pozisyonunu koruyor, daha doğrusu Astana Mutabakatı çerçevesinde çizdiğimiz bir resim var. Onun korunması önemli.

Biz bu çatışmaların çıkmamasını niye önemsiyoruz arkadaşlar? Birkaç sebepten birincisi daha fazla göçmen olmaması için çatışmaların olmaması elzem. İkincisi sessizliğin olduğu bir ortamda iki tarafın da sahip olduğu nefret unutulup biraz daha barışa yönelik, geleceğin inşasına yönelik belki siyasal duruş çıkabilir yani etkileşimlerle. Bu önemli.

Üçüncüsü tabii ki her türlü çatışmadan bizim ayrıca dikkat ettiğimiz terör örgütü ciddi bir şey alıyor, kendine fırsat alanı oluşturuyor. Onun olmaması için biz belli bir denklemde çatışmasızlığın devam etmesini, tarafların bulundukları pozisyonlarda kalmasını temin edecek yoğun bir diplomatik ve öbür faaliyetler içerisindeyiz. Onun içerisinde fazla çok emek var. Gerçekten inanılmaz emek mevcut istihbarat tarafında hem asker tarafında hem bu tarafta yani bu denklemi bu şekilde götürmek fazla aka bir emek.

Sayın Bakanım, son zamanlarda Türkiye’nin artırdığı operasyonlara yönelik, Irak’ta Bağdat’la Erbil’in tutumları neler? Bunları sormak istiyorum. Çünkü bildiğiniz üzere zaman vakit olumsuz yorumlar alabiliyoruz, Türkiye’nin terörle mücadele operasyonları konusunda. Şu lahza ki mevcut tutumları neler? Ayrıca Irak’taki seçimleri de yorumlar mısınız?

Terörle mücadelede Erbil’le tam bir amel birliğimiz mevcut arkadaşlar. Özellikle PKK konusunda bizim hassasiyetlerimizi paylaşıyorlar. Onlarla amel birliği konusunda her geçen gün daha da iyi bir noktaya gidiyoruz. Onu söylemekte bir beis görmüyorum.

Biliyorsunuz, PKK aynı zamanda Erbil yönetimini de hedef alır bir durumda. Şu anda PKK’nın Süleymaniye ile geliştirdiği bir ittifak var, KYB ile. KYB ve PKK ittifakı, KDP bloğuna olduğu gibi karşı. Süleymaniye ve PKK, bunlar Erbil yönetimine karşılar. Burada aka bir sıkıntı var.

Bağdat’taki belediye seçimleri, bölgede muhtelif sonuçlar çıkarttı. Bunlara da yakından bakıyoruz. Taraflarla görüşüyoruz. Dün Türkmen cephesi başkanı Hasan Turan buradaydı, onunla uzun bir görüşme yaptık. Kerkük öznesinde nereye, nasıl gideceğiz meselesi. Şimdi seçim sonuçlarına baktığınız zaman orada, tabi seçimlerde ne kadar hile yapıldı yapılmadı bunlar şu anda kendi aralarında fazla tartışılan bir mesele. Aslında beklenmedik şekilde KYB’nin oylarını artırdığı görünüyor.Bizim istediğimiz önceden geliştirilen kuralın devam ettirilmesi, yani taraflar arasından gene münavebeli bir valilik sisteminin devam etmesi önemli. PKK ve KYB ortaklığının bölgede faaliyet kuracağı bir denklemin olmaması için çalışmaya devam ediyoruz.

Sizin bir önceki görevinizden de yola çıkarak 12 şehidimizin ardından (Irak) Dışişleri Bakanı’yla yaptığınız görüşme çerçevesinde Bağdat hükümeti ortaklaşa operasyonlarını kabul etti mi? PKK’dan kurtulma yönünde kesin kararları mevcut mı? Bu çerçevede ortak adım atılacak mı?

Iraklılarla biliyorsunuz, bu eylemlerden önce bir ortak emniyet toplantısı yaptık. Geliştirdiğimiz format bugüne kadar ham bir formattı. Hatta bu odada 30’ar şahıs mi, 40’ar kişimi toplandık, sonra yukarıdaki odaya gittik daha az insanla bir araya geldik. Diplomat, asker, istihbaratçı, havacı, karacı kim varsa herkes burada… Iraklı muhataplarımızla daha dar bir şekilde de bir araya geldik. 4-5 saat konuştuk. Konuların hepsini masaya yatırdık. Burada tabi bizim için öncelikli olan defaatle, bıkmadan usanmadan PKK’nın ne kadar önemli bir tehdit olduğunu bizim için de anlatım ettiğini anlamak.

Şimdi değerli arkadaşlar bazen biz kendimizde fazla hakikat ve doğru olan bir şeyin karşı tarafta da aynı olduğunu varsayıyoruz. Aslında öyle olmuyor. Herkesin kendi dünyası ve öncelikleri var. Bağdat’taki PKK farkındalığı son 3 yılda 4 yılda ortaya çıkartabildiğimiz bir şey açıkçası.

Bu fazla sistematik temaslarla, argümanlarla, ilişkilerle, amel birlikleriyle, desteklerle, şunlarla, bunlarla fazla boyutlu götürülmüş bir konu. Bir taraftan Bağdat hükümeti benim anladığım kadarıyla bizim temel argümanımız olan yani şey meselesidir. PKK, Türkiye’ye karşı kurulmuş bir örgüttür. Türkiye’de bir metrekare toprak bile kontrol etmiyor. Ama Irak’ta aka toprak alanlarını kontrol eder noktaya gelmişler.

Sincar, Mahmur’u şimdi dağıtıyorlar. Mahmur, Süleymaniye, Zaho, Kandil vesaire buralarda PKK varlığı var. Yani meydan kontrol ediyor, köyleri kontrol ediyor. Ya diyorum ‘Bu bizim için bir tehdit değil. Sizin için bir tehdit, sizin egemenliğiniz için bir tehdit, bununla ilgili ne düşünüyorsunuz? Silahlı bir küme var, kontrolsüz burada’. Bir de biz kendi aramızda kalkınma yolunu konuşuyoruz. Yani bu türden örgütlerin bulunduğu bir coğrafyaya finansı nasıl getireceğiz? Sırf bunun için bunları ortadan kaldırmak. ‘Egemenlik meselesini nasıl halledeceksiniz burada?’

Tabii orada farklı denklemler mevcut arkadaşlar. Onlara da diyoruz ki ‘İstiyorsanız siz çözün, istiyorsanız beraber çözelim, bırakın biz çözelim yani biz savaşmaya devam edeceğiz. Zaten siz isteyin istemeyin. Bunda bir sıkıntımız yok. Bu konuda da netiz.’

Ama irademizi ortaya koyuyoruz. ‘Bizim oradaki varlığımızın biricik sebebi PKK ile mücadele. Siz PKK ile mücadeleyi sahiplenirseniz bizim de o zaman şey yapmamıza gerek kalmaz. Bu kadar fazla telaş göstermemize sebep kalmaz arkadaşlar.’

Sayın Bakanım, Kalkınma Yolu Projesi’nden bahsettiniz. Bu konuya ilişkin detayları paylaşır mısınız? Şu lahza ne aşamada bu proje?

Biliyorsunuz arkadaşlar Kalkınma Yolu Projesi’nin birkaç tane önemli ayağı var. Yani aslında inşaat yapılacak yer 2 ülke şu anda temel itibarıyla. Yaklaşık 1200 kilometrelik projenin 10’da 1’i Türkiye’de yer alacak. Ağırlıklı olarak konu Irak’ın El Fav şehrinde bir aka liman inşası. Ondan sonra döşenecek olan karayolu, demiryolu ve doğalgaz ve petrol boru hatlarının döşenmesi bunların yanına fiberler de konabilir. Basra Körfezi’ndeki El Fav’daki limanın genişletilerek yapılması isteniyor. Şimdi bu lojistik bağlantısallığı açısından fevkalade önemli bir proje. Biz Irak hükümetinin Başbakan Şiya es-Sudani’nin bunu sahiplenmesini fazla önemli ve değerli gördük. Yani Cumhurbaşkanımız bu konuda da aka destek verdi, destek vermeye devam ediyoruz projeye. Şimdi projede ilk etapta çıkan fizibilite çalışmaları var.

Biz bölgesel kalkınma projelerinin son radde önemli olduğuna inanıyoruz, yani aslında bölgenin vizyonunu, ömür kalitesini, amel birliği derinliğini yükseltecek biricik şey bu türden proje, ortak projelerin hayata geçirilmesi. Yani bunlar bu coğrafyanın pek alışkın olmadığı projeler. Hani 1-2 tane enerji projesi oluyor genelde. Ama bu aka çaplı bağlantısallık, ayrıca bölgesel ekonomik sistemlerin kurulması, ihracat imalat vesaire konularına ağırlık verilmesi.

Daha oturmuş yapıların yapacağı bir iş. Aslında Türkiye’nin ekonomik ve siyasi tecrübesi ve teknolojik alt yapısı bu sistemlere bölgesel sistemlere öncülük edecek düzeyde.

Dolayısıyla biz yeni hükümeti kurduğumuzda geliştirdiğimiz yani hariç siyaset hedefi olarak hani bölgede bu türden projeleri hani arttırılması ve uygulanmasını bir numaralı hedef haline getirdik. Yani bunlar olduğu sürece yani ortak amel birliği alanı artar, çatışma alanı minimize olur görüşü bence doğru bir görüş.

Blinken’in Cumartesi günü Türkiye ziyareti konusunda bir programlama netleşti mi? Yine Amerika Birleşik Devletleri başlığında sayın Cumhurbaşkanının bu ay bir Washington ziyareti planlandığına yönelik son günlerde gelen bilgiler var. Biden’la görüşme hususunda. Bu konuda Sayın Cumhurbaşkanının bir Beyaz Saray ziyareti konusunda da bir gelişmeniz mevcut mı?

Değerli arkadaşlar, yani Blinken’ın cumartesi seyahati yani olacak. Benim misafirim olarak Türkiye gelecek. Şu anda planlanan o yani bir değişiklik olmazsa misafirimiz olarak geliyor. Cumhurbaşkanımızın şu anda planlanan bir seyahati yok. Yani üzerinde konuştuğumuz seyahat yok şu anda.

Avrupa’ya Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının vizesiz seyahati konusunda içine girdiğimiz yılda yeni bir gelişme olacak mı? Bu konuda bizimle paylaşacağınız gelişmeler mevcut mı?

Bu önemli bir konu, üzerinde çalışıyoruz. İlk etapta, vize sınırlamalarını yumuşatılmasını üzerine eğildik. Nitekim bazı uygulamalarda da bunun hayata geçmeye başladığını gördük. Yani amel adamları öğrenciler vs. bu artık normale dönüyor. Ama bizim kapsamlı bir vize liberalizasyonuna gitmemiz için ciddi şeyleri tartışmamız gerekiyor. AB’de de birçok konu maalesef birçok lakayıt konuyla ilişkilendirilebiliyor. Şu anda biz vize serbestliği ve gümrük birliği güncellenmesi olmak üzere iki konuda çalışıyoruz. Göç konusunda ciddi işbirliğimiz var. O önemli, bizim için de onlar için de. Yapıcı bir süreç isteniyor. Ege de gerginliğin azaltılması kapsamında işte Yunanistan’la yürüyen olumlu havayı da önemsiyoruz. Bu Avrupa, Avrupa Birliği üzerindeki baskıyı azaltıyor, gerginliği azaltıyor. Bunlar önemli başlıklar, bizim açımızdan bunların hepsini, belli bir orkestrasyon içerisinde benzer zamanlı götürmek önemli.

Türkiye iç öbür bir kaç ülkede yaşayan Filistinlilere yönelik suikast düzenleyeceğine dair haberler yer almıştı. Dün de Türkiye’deki istihbarat teşkilatımız tarafından İsrail casuslarına yönelik bir operasyon düzenlendi. Siz Türkiye’nin istihbarat ve emniyet kapasitesinin geldiği seviyeyi ilişkin ne cin bir değerlendirmeniz olur?

Değerli arkadaşlar, yani gerçekten, bilhassa uçağa da istihbarat giderek daha kazanıyor. Çok üzerinde durmamız odaklanmamız, teknolojiyi yakından takip etmemiz, yöntem geliştirmemiz gereken bir alan. Çünkü kimse kimseye bunun metodunu, teknolojisini vermiyor. Oturup kendimizin birçok şeyi yeniden bulup operatif metotları hayata geçirmemiz gerekiyor. Kendi içerisinde fazla çeşitliliği olan bir olay. Yani şimdi terörle mücadele bir ihtisas alanı, hariç politika, yani hariç operasyonlarda dost unsurlarla beraber çalışma konusu öbür bir operasyon alanı. Kontrespiyonaj öbür bir uzmanlık alanı yani sizin işinize faaliyet gösteren casus bulma meselesi. Bunların hepsi de tabii ciddi bir çabayla yeniden kendini üreten bir bina içerisinde evrilmesi gerekiyor.

Milli İstihbarat Teşkilatı’nda fazla ciddi reformlar yapıldı. Çok ileri reformlar yapıldı. Yani gerçekten şimdi görüyorsunuz sonuçlarını belli ülkelerde. İşte diyelim Suriye, Irak’ta bilinen yerler, dost unsurlarla yürütülen ve bize askeri maliyeti fazla az olan fazla önemli operasyonlar var. Tabi bunların hepsi basına yansımıyor, basına yansıyan kısmı belli yeteneklerin nasıl geliştiğini de gösteriyor. Şimdi teknoloji ayağına ciddi yatırım yapmak gerekiyor. İnsan ayağına ciddi yatırım yapmak gerekiyor. Yeni metotların inanılmaz şekilde geliştirilmesi gerekiyor. Türkiye bu alanda fazla ilerleme kaydetti. Şu anda İbrahim Bey de iyi çalışıyor, sistem devam ediyor. Terör şebekelerinin vurulduğunu ve casus servislerin yakalandığını görüyoruz.

Burada odaklanma ve bir hedefin olması önemli. Türkiye’nin tehditlerini iyi anlamak önemli. Kendinizi daimi düşmanın yerine koymanız gerekiyor. Yani düşmanın yerine koyup ona göre hareket etmeniz gerekiyor.

Adana escort Ankara escort izmir escort aliağa escort balçova escort bayındır escort bayraklı escort bergama escort beydağ escort bornova escort buca escort çeşme escort çiğli escort dikili escort foça escort gaziemir escort güzelbahçe escort karabağlar escort karaburun escort karşıyaka escort kemalpaşa escort kiraz escort kınık escort konak escort menderes escort menemen escort narlıdere escort ödemiş escort seferihisar escort selçuk escort tire escort torbalı escort urla escort bostanlı escort mavişehir escort alsancak escort üçyol escort bursa escort altınşehir escort gemlik escort görükle escort gürsu escort inegöl escort kestel escort mudanya escort nilüfer escort orhangazi escort soğanlı escort yıldırım escort antalya escort akseki escort aksu escort belek escort demre escort döşemealtı escort elmalı escort finike escort gazipaşa escort gündoğmuş escort ibradı escort kaş escort kemer escort kepez escort konyaaltı escort korkuteli escort kumluca escort lara escort manavgat escort muratpaşa escort serik escort alanya escort Eskişehir escort Gaziantep escort İstanbul escort Nişantaşı escort Şerifali escort Maltepe escort Sancaktepe escort Eyüpsultan escort Şişli escort Kayaşehir escort Büyükçekmece escort Beşiktaş escort Mecidiyeköy escort Zeytinburnu escort Sarıyer escort Bayrampaşa escort Fulya escort Beyoğlu escort Başakşehir escort Tuzla escort Beylikdüzü escort Pendik escort Bağcılar escort Ümraniye escort Üsküdar escort Esenyurt escort Küçükçekmece escort Esenler escort Güngören escort Kurtköy escort Bahçelievler escort Sultanbeyli escort Ataşehir escort Kağıthane escort Fatih escort Çekmeköy escort Çatalca escort Bakırköy escort Kadıköy escort Avcılar escort Beykoz escort Kartal escort şirinevler escort Kayseri escort Kocaeli escort Gebze escort İzmit escort Malatya escort Manisa escort Mersin escort Muğla escort Bodrum escort Milas escort Dalaman escort Marmaris escort Fethiye escort Datça escort Samsun escort Atakum escort İlkadım escort Aydın escort Bolu escort Denizli escort Diyarbakır escort Düzce escort Konya escort Kütahya escort Sakarya escort

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP
300x250r
300x250r

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.

deneme
antalya escorthukuk forumDijital Pazarlama Ajansıgaziantep bayan escortgaziantep escort bayankişisel bloghaberevden eve nakliyat fiyatlarıdeneme bonusu veren siteler 2023escort bayanwebmaster forum
dedektif | özel dedektif | fixbet giriş